3.8.14

benim adım insan.



anlatamazsın parmaklarının arasındaki sönmeye yüz tutmuş sigarasıyla yıldızları izleyen adama hayatın güzelliğini. anlatamazsın umudun ne demek olduğunu ona. sabah uyanıp aynada kendine gülümsemeyi. saçlarını güzel bi şekle sokup caddelerde dolaşmayı. anlamayacağından değildir ama. anlayabilecek, inanabilecek gücü kalmadığındandır.

ki sen; hala inanıyorsun kuşların cıvıltılarıyla süslenmiş bahçelerin yeşilliğine. ki inancın var halen ilkbaharlara. hafiften esen serin meltemlere güveniyorsun sen. farkında değilsin ama hangi ağaçların meyve veremeden kuruduğunun. farkında değilsin kanatları isteminin dışında kökünden koparılmış kartalların çığlıklarının. polyanna bile mahallesinin kuytu köşelerinde esrara vurdu kendini. güzel günlere olan umutlar öleli çok oldu.

sen zannediyorsun ki eski defterleri açıp, çektiğin acılara bakarak gülebileceğin günler gelecek. zannediyorsun ki tebessüm edebileceksin geride bıraktığın karanlık zamanlara. aslında edeceksin, evet. bir gün güleceksin yaşadıklarına bakarak. ama o gün her şey düzeldiği ve tüm üzüntülerinden kurtulduğun için oluşmayacak gülümsemen. gelip; öyle bir yangın çökecek ki tam yüreğinin orta yerine, 'bundan öncekiler sadece kıvılcımmış' diye acı acı güleceksin. 

gerçeği biliyorum zannediyorsun ya hani, farkındayım bir şeylerin diyorsun ya kendi kendine, yalan oğlum hepsi. yalan lan. senin gerçeklerin yok. senin gerçekle sınanmamış yalandan hakikatlerin var. gerçeği kaldıramazsın sen. 

bak kaç çocuğu öldürdüler bugün ? kaç adam bi sinir kriziyle izledi işgalci askerler tarafından tecavüze uğrayan karısını ? kaç evlat babasının üzerine kürek kürek toprak boşalttı ? sayabildin mi ? sayamadın di mi ? sayamadın lan tabi. sikinde bile olmadı. aklına bile gelmedi ben bunları söyleyene kadar. beyninde bir miligram yer etmedi di mi. etmedi tabi. bu dünyada milyarlarca yok olmuş insan var lan. hiç mi utanmıyorsun hayal kurarken ? hiç mi utanmıyorsun arkadaşlarınla oturup gelecekteki güzel günleri düşlerken ?

eğer çekmiyorsa ilgini bir sokak çocuğunun çöp konteynırlarının arkasında döktüğü gözyaşları, dön bak yüreğine. sok gözlerini göğüs kafesinin sol yanına. bak oraya. kaç boşluk var yarayla doldurulacak ? kaç boşluk var acıyla parsellenecek ? sayamıyorsun di mi ? o kadar çok boşluk var ki sayamıyorsun di mi lan ? siktir git bak lan aynaya. düşün, kim kıracak umutlarını acımasızca tam orta yerinden ? daha kimler yok edecek seni ? mezara girmeden kaç kez daha cinayetin işlenecek söyle lan bana. ne skime yarar lan umutların ? ne skime yarar hala bir şeyleri planlaman kafanda ? bu dünya bok yuvası anlasana oğlum. tuvalette ümitli olamazsın. 

işte bu yüzden bırak artık potansiyel intiharları engellemeye çalışmayı. intiharı engellenen insanların gelecekte çok daha fazla kez öldürüleceğini biliyorsun çünkü artık. 

yapılacak hiçbir şey yok. beslenecek hiç ümit kalmadığı gibi. ama sen yine de yavşakça, yalandan akan gözyaşlarına inat, öfkeyle haykır bi gece vakti tam karanlığın göbeğine;

"benim adım insan. 
 bizim adımız insanlar. 
 ben birini öldürdüm. 
 beni öldüreni de başka biri öldürdü. 
 biz yedi milyar katiliz. 
 ciğerler kanatan. 
 ve hala yaşıyoruz. 
 hem de hiç utanmadan." 

http://www.youtube.com/watch?v=15mUE4VC_5U