21.11.14
kemanıydı arap nazım'ın tek dostu.
ön dişlerinin ikisi siyaha, gözlerinin altları ise mor rengin dumanaltı kulvarlarına çalardı arap nazım'ın. bütün gün şarap içerdi. kafası mefta olunca alkolden, ata yadigarı kemanını çıkarır, başlardı çalmaya.
keman ağlardı.
resmen ağlardı keman.
darmaduman olurdum. o biçim çalardı nazım abi. keman ağladıkça ben ağlardım, ben ağladıkça keman ağlardı. öyle bi iletişim vardı aramızda kemanla. büyükdedesinden dedesine, dedesinden babasına, babasından da kendisine emanet kalmıştı keman. tek yoldaşıydı nazım abinin. onunla yatar, onunla kalkar, canından üstün tutardı.
hiç unutmam, bi gece muhabbet arası;
"benim en değerli varlığım işte bu kemandır." demişti.
"abi nasıl bi keman olur ki insanın en değerli şeyi. hiç sevmedin mi birini ? aşık olmadın mı ki ?" dediğimde şöyle bi tersten bakıp;
"kemanlar toprak olmaz aslanım." demişti.
"insanlar olur. babalar olur. anneler olur. hatta en kralından aşklar bile toprak olur bi gün. ama kemanlar olmaz."
o gece anlamıştım ben, gerçek hayatın leyla ile mecnunlarının mezarlıklarda yaşadığını.
kendine yuva saydığı köhne çocuk parkında bol şarap eşliğinde yaşardı.
yaşardı. evet yaşardı.
ama sadece gece olduğu zaman yaşardı.
sabahları uyur, hava karardığında ise kemanını ahşap kutusundan çıkarıp başlardı çalmaya.
ofsayt hayatına, falso hayallerine ve derbeder sakallarına inat hep mutlu şarkılar çalardı arap nazım.
çünkü insanın acısı, belli etmediği kadardır.
bi gün parkta ufaktan demlenirken sormuştum ona; "neden abi ? neden çalmıyosun şöyle sağlamından, bizi duman edecek bi şarkı ?"
"koçum" demişti, bakışlarını yere indirip.
"hayat zaten yeterince hüzünlü. bi de şarkıları koyarsak şarapla sulanmış derdimizin üzerine, çıkartamayız bu gecenin sabahını."
çok içerdi.
ama unutmak için değil, uyumak için içerdi arap nazım.
unutmanın mümkün olmadığını bilenlerdendi.
zaman geçti, bi gün gerçek oldu dileği.
uyudu.
alkol koması dediler.
bitiremedi geceyi.
göremedi sabahı.
o karanlıkta yetim kaldı tüm çocuk parkları.
selası verildiğinde, delik deşik bi tebessümle baktım gökyüzüne.
"eyvallah." dedim.
"eyvallah nazım abi.
sefasını hiç yaşayamadığın bu hayatta, cefa hep bol kepçeden dağıtıldı sana. uğruna alkolik olduğun berivan'ınla mutlu ol şimdi cennetin kenar mahallelerinde. yüksek promilli şarkılar çal oradan dünyaya. eyvallah abi. eyvallah arap nazım."
hüzünlüydü ama delikanlı gülerdi arap nazım'ın gözleri.
dünya bir daha onun gibisini hiç görmedi.
http://www.youtube.com/watch?v=oEUtaoW0w_c
Kaydol:
Yorumlar (Atom)