3.1.15

otogarların hüznü.



ilmiği boynuma geçirirken duvarda asılı duran ilkokul fotoğrafımla göz göze geldim.

-bakma bana öyle. böyle olmasını ben istemedim çocuk.

+boşver.

-kimse dinlemedi beni. yavaş yavaş delirdim kimse farketmedi. her şey darmadağın oldu. her şey kırıldı. her şey enkaz altında.

+siktir et.

-neden böyle oldu ? neden kaybettim çocuk ? neden kurduğum temiz hayallerin üzerine kan sıçradı ?

+çünkü büyüdün. kurduğun hayallere hırs kattın. arkadaşlarının canını yakmamak için yavaşça fırlattığın kartoplarının içine taş koydun. isteyerek yapmamış olsan bile, hayat seni buna itti. büyümemeliydin. ben bir fotoğraf değilim. ben senin kaybettiğin her şeyim. ben senin mavi önlüğün, ışıklı ayakkabılarınım. ben senin yok olmuş hayatınım. ben senim. büyümemeliydin. çünkü insan büyüdükçe küçülür. boyu uzadıkça umutları kısalır. kilo aldıkça hayallerinden verir. yanlış yaptın. asla büyümemeliydin.

-özür dilerim.

+canın sağolsun.


kürtajı yasakladılar, içimdeki çocuk kendini akciğerlerime astı.


en ağır vedaların sessizce yapıldığını öğretti bana hayat. en ağır vedalar bi cenazede olurmuş. bi limanda. bi çocuk parkında. bi fotoğrafta. bi ilkokulun arka bahçesinde.
en ağır vedalar soğuk olurmuş. bi aralık gecesi kadar. bi cesedin elleri kadar. bi hücrenin duvarları kadar. bi kütüphanenin el sürülmemiş kitapları kadar.
bir de, ucundan köşesinden yanık olurmuş vedalar. çünkü veda eden de yanarmış biraz, edilen de.


otogarda gitmeye hazırlanan otobüsü inceleyen adam, kadının otobüsten indiğini, ona doğru koştuğunu, sarıldıklarını ve bir daha hiç ayrılmadıklarını hayal etti.

otobüs otogarı terkederken adam bi banka oturdu.

çünkü öyle şeyler sadece filmlerde olurdu.

otobüs ilerlerken adam bir anda uyanacağını, her şeyin bir kabus olduğunu anlayacağını, hemen yanında da kadını uyuyor olarak bulacağını hayal etti.

otobüs ufukta görünmeyecek hale gelince adam bi sigara yaktı.

çünkü öyle şeyler sadece filmlerde olurdu.

sonra otobüs kimsenin ulaşamayacağı, ama alkolle birlikte hatırlanacağı kadar uzaklaştı.

adam ağladı.

çünkü gözyaşları hiçbir zaman filmlere mahsus olmadı.


beşiktaş'ı inönü'de son kez izlemek gibiydi sanki. tabuttaki beyaz yüzün yanaklarına son kez elini koymak gibi. küçükken oyun oynadığın o okul bahçesinde bi sigara yakmak gibi.

siyah ve beyaz gibiydi biraz da. üstüne de tuhaf şekilde kan kırmızısı. kafaya sıkılmış bi mermi hesabı.

boğaz köprüsünden aşağı atlamış bi yazar gibi. ağır romanlara hapsolmuş yıkık hayatlar gibi. yangında kül olmuş hayaller gibi. bi piyano gibi. biraz keman gibi. bi intikam gibi, kan kırmızı.

sevgim bi devrimin hayali gibiydi.
ne kadar karanlık olsa da umut vadederdi.
sense dünya gibiydin.
o devrimi hiç haketmedin.


http://www.youtube.com/watch?v=Y9SnsxCFC10

5 yorum:

  1. Adsız3.1.15

    İnsan zamana uyarak büyür. Zaman her şeyin katilidir. Ve unutmamalıyız hayat sonu mutlu biten bir dizi değil. Katili belli olmayan bir cinayet. Ve aslında zamanda kayboldukça büyür insan... Yolun açık olsun. Genç ve kayıp yazar.

    YanıtlaSil
  2. Adsız8.1.15

    yazar olma sen. hepimizi intihara sürüklersin olursan.

    YanıtlaSil
  3. Adsız17.1.15

    http://m.youtube.com/watch?v=1ahtXSQleMo

    YanıtlaSil
  4. Adsız28.8.15

    amına koyim senin.
    kimse yokken ben vardım. evet tanımıyor olabilirsin, hiç konuşmamış olabiliriz belki ama 2 senedir okuyorum ben seni. daha blog ünlenmemişti o zamanlar. hatırlarsın belki. eriyenruhtu buranın eski ismi. sonradan kesişenevren yaptın. neden yaptın anlamamıştım ama sonradan anladım kendi kendime. o zamanlar ben ve benden başka 5-6 kişi burayı okurken kendi içimizdekileri, yaşadıklarımızı buluyorduk. yıllar önce yazdığım bi günlüğü tekrar okumak gibiydi burayı okumak. o yüzden insanların evrenlerinin kesiştiği yerdi burası. çıkmaz sokaktı. o sonradan gelen, yazdıklarına ortak olan, varolmanın acısından hiç haberi olmamış sikik tumblr twitter kızı-erkeği bozuntuları anlamaz bunu. gerçi sen de hoşnut değilsin bu durumdan. içten içe biliyorum. yazmayı bırakmanın sebebi de o bence. eskisi gibi kimsenin buradan haberinin olmamasını, içinden geleni en yalın haliyle yazdığın zamanları özlüyorsun. ama yine de o sonradan gelip buranın güzelliğinin amına koyan o sikiklere nefretim dinmiyor. mesela senin paylaşıp sonra sildiğin yazıları bilmez onlar. hiç okumadılar. eskiden akvaryum vardı yazı listesinin altında. balıkları beslemeyenin amına koyim diye not vardı altında. hep sildin onları. en sonunda da yazmayı bitirdin. o yüzden amına koyim senin. senden çok burayı bozan sonradan görmelerin. ulan her şey hep sikik insanlar tarafından keşfedilmek zorunda mı? kendime özel gördüğüm şeylere hep başkaları atlamak zorunda mı? bizi yarım bıraktın. okuyucularını değil, anlayanları.

    YanıtlaSil
  5. Adsız28.12.15

    "tabuttaki beyaz yüzün yanaklarına son kez elini koymak gibi" ne zaman şu malum cümleyi okusam geriye döner o anı tekrar yaşarım . bi tabutta canını görmeyenler anlayamaz bu hissi ama sen yazmışsın bu blog harbi kesişen evren aga

    YanıtlaSil