Yazılırken çalıyordu:
http://www.youtube.com/watch?v=JfhsRIDh1R
2 sene sonrasından edit: bu yazı bloga yazdığım ilk yazıydı. tüm blogu okuyup bu yazıya kadar eskilere geldiysen sana teşekkürü borç bilirim. eyvallah.
şarkının linki kurbağa olmuş bu arada. hangi şarkıyı atmıştım onu da hatırlamıyorum. zaten çok şeyi hatırlamıyorum ya, neyse.
bari bunu bırakayım, yolluk olsun.
https://www.youtube.com/watch?v=XEhmPwYEgzE
5 sene sonrasından edit: okuma oğlum burayı. zarar veriyor burası sana.
10 sene sonrasından bir düzenleme: sıfır. koca bir sıfır.
hafsalamın almayı dahi niyetlenemeyeceği ölçüde alkollüyüm. zaten genellikle de hafsalamın alamayacağı derece alkollüyüm son zamanlardır. son zamanlardır ile biten cümleyi kurmayı başladığım dönemde gerçekten son zamanlardan bahsediyormuşum, iki aydır, üç aydır, beş aydır yani. bugün son zamanlar beş yıldan ibaret. son beş yıldır kendimi yitirene kadar alkollüyüm. inanamıyorum. tüm bunları yaşadığıma inanamıyorum. dinlediğim şarkılarda bahsedilen ve tüy kabartan hayatlardan birini yaşadığıma inanamıyorum. çok şeye inanamıyorum. hiçbir şeye inanmıyorum. yani hiçbir şeyin varlığına inanmıyorken aynı zamanda da doğal olarak hiçbir şeyin varlığına inanıyorken, ne kadar çok şeye inanıyormuşum. inanamıyorum. her şey sıfırdan ibaret.
buraya yazdığım son yazının üzerinden dahi yıllar geçti. bu, eski benin ifade edeceği şekilde, "edit"i, ekşi sözlük sanki burası anasını sikeyim. "edit". ya da ne sikimse artık, neden yazdığıma dair bir fikrim yok. beş gün önce mirtazapin aşırı dozuna kapılarak ölmeyi denedim. başarısız oldum. zaten mirtazapin, öldürücü dozu dahi nihai sonuç oluşturmayan siktiri boktan bir maddeymiş. bedavadan deldik mideyi. yine başarısız. her halükarda başarsız. her halükarın varlığında her şekilde başarısız. neden bunu yazdım? neden hala devam ediyorum? ne beni yıllar sonra buraya bir şeyler yazmaya itti? sadece kendim okuyacağım. belki o yüzden. kendine iyi bak mert. bir zamanlar iyi biriydin. ya da iyi biri gibiydin. ya da iyi biri gibi olmaya çalışıyordun. ya da iyi biri gibi olmak hayali kuruyordun. bir şey yok. artık hiçbir şey yok. yazdığın siktiriboktan "edit"in başı. aynı şekilde sonu. ne kadar acınası.
kendine iyi bak. ya da bakmaya çalış. ne sikimse. onca şeyin üzerine, artık ne kadar mümkün olabilecekse. (yıl 2023. aylardan da ekim. en sevdiğim ay. hayırlısı buymuş.)
Yeni yazı umuduyla girdim bloga 2 saat kadar önce.sonra bi baktim mualla'ya açık mektubu okuyorum bi baktim mecnun Juliet bi de bakmısım ki küllükte ki izmaritler aşmak üzere boyumu . neşet babanın dinlenmedik şarkısı sayılı kalmış .siktir et dedim içimden.bu son dedim bilmem kaçıncı sigaramı yaktım.bilmem kaçıncı şarkı olarak zahidem'i seçtim.baktım ki buralara kadar gelmişim .bilmem kaçıncı bu son dediğim sigaranin üstünden bi o kadar daha yakilmis sogaraya baktim.kendi derdime ağlarken baktım milyon yazının ağırlıgı üstümde . söndürdüm az biraz önce sanırım bu sefer cidden son sigarami.yaziyi bitirdim efkar zaten tavan.son olarak editi fark ettim gülümsedim.belki saatlerdir ilk kez gülümsedi.mal gibi sırıttım biraz .sana bunları demeyi borç bildim.eyvallah.çokça eyvallah yüreği güzel insan.bu yorumu sonuna kadar okursan bi de onun için eyvallah.
YanıtlaSilhttps://youtu.be/UpzFerV7_4o
YanıtlaSilHer şey için teşekkür ederim güzel adam.
Okuyorum, buradayım. 15-16lı yaşlarıma döndüm. Aile evinde belime kadar camdan sarkıp sigara içtiğim gecelere döndüm. Yarın ali özdemir törende fırca kayacak hepimize. Ben okulda seni göreceğim sen beni bilmeyeceksin yine. Seninle arkadaş olmak isteyeceğim ama çekineceğim senden, karşına geçip yazdıklarını okumaktan keyif alıyorum diyemeyeceğim. Çok yıl geçmiş. Bir zamanlar buralardaydım ve o zamanlar sen de burasıydın. Yakın arkadaşlarımdan biri platoniğindi mesela. Ne olmuştu konusmusmuydu seninle hatırlamıyorum. Arkadaşımın sesi de yok kulaklarımda hiç. Unutmuşum. Seni de unutmuştum ya bu akşam birden aklıma geldin,anlamadım. Güzel yazardın. Seni her okuyuşumda yazdıklarımı paylaşma cesaretini gösteremememe kızardım. Şimdi yazdıklarımı sesli okuyorum içki masalarında, gülüyorlar hiç duymuyorum. Ama artık senin yazdıklarını okuyamıyorum. Belki bir gün sen de bir masada okursun yazınlarını. Ben gülerim, gülerim dediysem gülümserim yani. Bir sigara yakarım sonra, sana da uzatırım. Mert derim, ben senin yazdıklarını dinlemekten çok keyif alıyorum.
YanıtlaSilMert! Buraya hiç geliyor musun? Yine birden aklıma geldi blog. Yazılara göz atarken kendi yorumumu gördüm, unutmusum tabi yazdığımı. Yorumu okurken yine aynı şeyleri düşündüğümü fark edince hatırladım. Cok garip. Lise hayatımın belli bir kısmında sen varmıssın. Simdi belki yok olmus bile olabilirsin. Seni 8-9 senedir ne gördüm ne duydum. Hatta şimdi yazıları okurken o kadar da etkilenip begenmedim ne yalan söyleyeyim. Ama bu blogun bir kokusu var ve ben o kokuyu aldıgımda yine ailemden gizli camdan sarkıp sigara içmek gibi hissediyorum kendimi. Umarım hayatın eskisinden daha az bok gibidir. Umarım hala cok antidepresan ve cok bira içmiyorsundur. Ben antidepresanları bıraktım mesela, sadece bira bağımsızlığıyla bir noktada baş edilebiliyor (tavsiyedir) . Ve eminim ömrü bir noktada bir sekilde uzatıyor antidep bırakmak. İyi ki buradaymıssın, bak hala seneler sonra gece 3de birilerinin aklındasın (cok da umrundaydı).
YanıtlaSilBu arada, sadece kendin okuyacaksın diye edit girdiysen gercekten özür dilerim. Ama sesin duyuluyor mu diye bosluga seslendiysen eğer buradayım. İyi biriydin, değilsen de iyi bilirdim. Kendine çok dikkat et hayattaysan. Ki hala hayatta olmak senin için ciddi bir başarısızlıktır.
YanıtlaSil